infilâk


infilâk
(A.)
[ قﻼﻔﻥا ]
patlama.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • infilak — is., Ar. infilāḳ Güçlü bir biçimde patlama Bazen en ehemmiyetsiz bir kıvılcım en müthiş bir infilaka sebep olur. R. N. Güntekin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller infilak etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İNFİLAK — Açılma. Yarılma. Patlama. İnşikak etme …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • infilak etmek — 1) patlamak 2) mec. birdenbire şiddetle ortaya çıkmak ... biraz sonra hiddet, birikmiş kin, kıskançlık birdenbire infilak etti. A. H. Tanpınar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Elâzığ — Location of Elâzığ within Turkey. Coordinates …   Wikipedia

  • akis — is., ksi, Ar. ˁaks 1) Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı İkide birde barutla infilak akisleri geliyordu. Y. K. Beyatlı 2) Bir cismin parlak bir yüzeyde görünmesi Mehtap, iri güller ve senin en… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ikide birde — zf. İkide bir İkide birde barutla infilak akisleri geliyordu. Y. K. Beyatlı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • patlamak — nsz 1) Nesneler, iç basıncın etkisiyle ve çoğunlukla büyük ses çıkararak dağılmak, infilak etmek Dinamit patladı. 2) Yırtılıp açılmak Gözlerim gene ayakkabılarıma kaydı, yanları patlamıştı. O. Kemal 3) Yarılmak Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • MÜNFELİK — (Felak. dan) Açılan, yayılan, görülen. *İnfilâk eden, patlıyan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTEFELLİK — Patlayan, infilâk eden …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük